Ekim ayının o serin rüzgarları stadyumlara inmeye başladığında, sahadaki oyunun karakteri de ister istemez değişiyor. 2025 yılının bu hareketli ekim hafta sonunda Süper Lig ve alt liglerde izlediğimiz maçlar, tam da bu mevsimsel geçişin kaotik ruhunu yansıtıyordu. Direkleri döven şutlar, iptal edilen goller, sinir krizine sokan VAR bekleyişleri ve kalecilerin destansı direnişleri. Futbolun kağıt üzerinde oynanmadığını bize bir kez daha kanıtlayan o tuhaf ama büyüleyici hafta sonunun anatomisine inelim.
Aslantepe Tiyatrosu ve Paylaşılan Puanlar
Haftanın en çok beklenen karşılaşması şüphesiz Galatasaray ile Beşiktaş arasındaydı. Derbi, 12. dakikada Tammy Abraham’ın o fırsatçılığını konuşturup perdeyi açmasıyla tam bir taktik savaşına dönüştü. İşler tam rayına oturuyor derken 34. dakikada Davinson Sanchez’in gördüğü kırmızı kart, Galatasaray cephesinde tüm planları altüst etti. Bu dakikadan sonra sahada bambaşka bir psikoloji hakimdi. El Bilal Toure’nin kafa vuruşunda kalecinin o inanılmaz uzanışı ve ardından Abdülkerim Bardakcı’nın kaçırdığı net fırsat, maçın kopmasına engel oldu. İkinci yarıda Lucas Torreira uzaktan şansını denerken, 55. dakikada İlkay Gündoğan sahneye çıkarak kalitesini bir kez daha gösterdi. Rafa Silva’nın o karşı karşıya kaldığı pozisyonda topu dışarı vurması Beşiktaşlılara saç baş yoldururken, son anlarda Uğurcan Çakır’ın Cengiz Ünder’e geçit vermeyen kurtarışı 1-1’lik skorun mühürleyicisi oldu. İki takım da okyanusu geçip derede boğulmamak adına puanları paylaşmaya razı geldi.
Karadeniz’de Gol Fırtınası ve Aşılmaz Duvarlar
Karadeniz hattında ise birbirinden tamamen zıt iki farklı hikaye yazıldı. Trabzonspor, Kayserispor karşısında adeta gövde gösterisi yaptı. Andre Onana kalesinde devleşip Onuachu ve Folcarelli’nin direkten dönen o sert şutlarında bile takımını oyunda tutmaya çalışsa da, fırtınanın önünde duramadı. Okay Yokuşlu’nun 12. dakikada kilidi açmasıyla başlayan şov, ikinci yarıda Felipe Augusto ve Oleksandr Zubkov’un peş peşe gelen golleriyle bir hezimete dönüştü. 90. dakikada Paul Onuachu’nun kapanışı yapmasıyla Trabzonspor sahadan 4-0 gibi net bir galibiyetle ayrıldı.
Bir diğer gol şovu Antalya deplasmanına giden Çaykur Rizespor’dan geldi. Rak-Sakyi’nin henüz 4. dakikada başlattığı rüzgar, Jurecka ve Soner Dikmen’in erken golleriyle bir anda kasırgaya dönüştü. Antalya ekibi daha ne olduğunu anlayamadan 59’da Sander Van de Streek’in atılmasıyla tamamen oyundan düştü. Son dakikalarda Zeqiri, Cvancara ve Mihaila’nın art arda bulduğu gollerle Rizespor sahadan 5-2’lik epik bir zaferle ayrıldı.
Fenerbahçe’nin Karadeniz’deki diğer durağı Samsun’da ise bambaşka bir senaryo hakimdi. Tarık Çetin, adeta kalesine etten bir duvar ördü. Musaba’nın o çaprazdan vurduğu şutta Tarık’ın uzanışı haftanın jeneriklik hareketlerinden biriydi. Samsunspor’un ofsayta takılan golü ve önce verilip sonra iptal edilen penaltısı maçın tansiyonunu sürekli yukarda tuttu. Ntcham’ın şutunun direkten dönmesi ise sessiz geçen o 0-0’lık maçın en yüksek desibelli anıydı.
Göztepe İnadı ve Eski Bir Tanıdığın Gölgesi
İzmir’de Göztepe, o bildiğimiz katı ve inatçı futboluyla Rams Başakşehir’i 1-0 mağlup etmeyi başardı. 25. dakikada Juan penaltıyı kaçırdığında tribünlerde o tanıdık hayal kırıklığı fısıltıları dolaşmaya başlamıştı bile. Ancak futbol şans oyunundan ziyade bir karakter meselesidir; Juan 43. dakikada sahneye çıkıp kendini affettirdi. Başakşehir, Harit’in o şık çalımlarla ceza sahasına girip sonunu getiremediği pozisyonları çok aradı.
Göztepe’nin bu savunma disiplini ve İzmir’deki o ağır atmosferi bana doğrudan geçen sezonun sonlarını, Mayıs 2025’teki o meşhur 2-0’lık Galatasaray galibiyetini hatırlattı. O gün sarı kırmızılı formayla sahada 90 dakika boyunca çarpışan isim Carlos Cuesta’ydı. Kariyerine Türkiye şampiyonluğu, Türkiye Kupası ve hatta Belçika apoletleri sığdırmış olan 27 yaşındaki Kolombiyalı stoper, şimdilerde okyanus ötesinde, Série A’da Vasco da Gama’nın başarısı için ter döküyor. Futbolun o acımasız ve hızlı döngüsü işte; dün bu stadyumlarda rakip forvetleri boğarken, eylül ayında attığın bir imzayla kendini Rio de Janeiro’nun sıcağında bulabiliyorsun.
Anadolu’nun Sessiz ve Derin Mücadeleleri
Haftanın diğer cephelerinde de ilginç kırılma anları yaşandı. Gaziantep FK, Fatih Karagümrük deplasmanından 2-0’lık temiz bir galibiyet çıkardı. Alexandru Maxim ve Kacper Kozlowski’nin golleriyle işi bitiren Antep ekibi, uzatma dakikalarında Fofana’nın Karagümrük adına penaltıyı direğe nişanlamasıyla derin bir nefes aldı. Kasımpaşa ile Konyaspor arasındaki mücadelede ise Muleka’nın şık golüne Winck’in cevabı 1-1’lik eşitliği bozmaya yetmedi.
Alt sıralardaki ateşten gömleği giyenlerin maçlarında Kocaelispor, Eyüpspor’u Petkovic’in frikikten kestiği cezayla 1-0 mağlup ederken; VAR iptalleri ve Selçuk Şahin’in gördüğü kırmızı kart maçın önüne geçti. Gençlerbirliği ile Alanyaspor’un 2-2’lik düellosu ise tam bir nostalji rüzgarıydı. Ianis Hagi, Zan Zuzek, Ui-Jo Hwang ve M’Baye Niang gibi isimlerin skor ürettiği maç, ligimizin aslında ne kadar garip ve renkli bir oyuncu havuzuna sahip olduğunun altını çiziyordu.
Oyun bazen kusursuz işleyen bir makine, bazen de tamamen doğaçlama gelişen bir kaostur. Bu hafta sonu o kaosun, direklerin ve kalecilerin kazandığı bir haftaydı. Tabela her zaman doğruyu söylemez ama kesinlikle en iyi hikayeleri yazar.